Bu ne Perhiz, Bu Ne Lahana Turşusu
Geçmişe dair bişeyler düşündüğümde aklıma gelen ve 3 Mart 2006 tarihinde yazmış olduğum bir yazıyı
tekrar yayınlama gereği duydum. İlerleyen zamanlarda yazacağım yeni bir yazımda kaynak teşkil etmesi
sebebiyle burada tekrar bulunmasında fayda görüyorum. - H.B.-
Türkiye Cumhuriyeti milli bütünlüğünü koruyabilmek adına 25 yıla yakın süre PKK denen illetle mücadele etti. Bu süreç içerisinde 30 bin vatan evladının yanı sıra 100 milyar doların terörle mücadeleye feda ettiği belirtildi.
1996-1997 yılı itibariyle de PKK denen örgütün Türkiye üzerindeki faaliyetleri durdurulurken örgüte de büyük darbeler vuruldu. Ne olduysa son 2 yıl içerisinde bu terör yeniden hortlamaya başladı. Özellikle de daha fazla demokratikleşmeye başladığımız (!) bu dönemde… Bizi daha fazla demokratik yapmak isteyenler 25 yıl mücadele verdiğimiz örgütün adeta hamiliğini üstlenerek önce ‘ Eve Dönüş ve Topluma Kazandırma Yasası’’ adında bir af çıkarttırdılar. Çıkarılan bu af ile elimde bulunan kaynaklara göre Topluma kazandırılmak için başvuranların çoğunluğunun PKK ve Hizbullah örgütlerine mensup teröristler olduğu açıklandı.
Yasadan faydalanmak için 3277 kişi başvurdu. Bunun 2616’sı cezaevinden. Kendiliğinden gelipte teslim olanların sayısı sadece 661 oldu.Cezaevinden tahliye edilen Hizbullah militanı 389. Kendiliğinden teslim olan 302 Hizbullah örgüt üyesi savcılıkça serbest bırakıldı.
Aftan yararlanan PKK’lı sayısı 1518. Bunlar örgütlerine geri gönderildi, diğerlerinin cezalarında da büyük indirimler sağlandı, cezaları affedildi.
Bu noktaya dikkat edelim. 3277 başvuru 2616 sı cezaevinden 661 i cezaevi dışından.
Tahliye edilen kişi sayısı 2209. Yaklaşık %70 oranında serbest bırakma var.
Bu durum PKK’nın genel af talebine ne kadar da yakın…
Daha sonra ana dilde yayın hakkı önümüze getirildi. 6. uyum paketiyle beraber Türk vatandaşlarınca günlük yaşamda geleneksel olarak kullanılan farklı dil ve lehçelerde yayın yapılması imkanının, hem kamu hem de özel radyo ve televizyon kuruluşları aracılığıyla sağlanması yasal güvenceye kavuşturuluyor. Yani anadilde yayın hakkı tanınıyor.
Daha da fazla demokratik olmak için anadilde eğitim de isteniyor.
Birde bunu bizden isteyenlerin anadilde yayın ve eğitim hakkındaki tavırlarına bakalım:
1- Hollanda, “millî bütünleşmeye engel olacağı için” anadilde eğitim yapılmasına imkân veren kanunu iptal etti! Hollanda Eğitim Bakanlığı da “asimilasyonu engellediği” gerekçesiyle okullardan Türkçe dersini kaldırdı!
2- Fransız Hükümeti “Fransa’da, Fransızca’nın dışında herhangi bir dil kullanılmasını ülkenin bölünmezliği ilkesine aykırı” bulmuştu. Nüfusun yüzde 19’unu teşkil eden 50’ye yakın etnik grubun yaşadığı Fransa’da Fransızca konuşmak bugün de mecburiyettir. Bizzat Fransız Cumhurbaşkanı Jacgues Chirac, “devletin temel prensiplerinde çatlamaya sebep olacağı için” farklı dil ve lehçelerde yayın yapılmasına tavır almıştır.
3- Almanya’nın eski İçişleri Bakanı Otto Schily de “Ben, birinci dili, yani anadili Türkçe olan homojen bir Türk azınlığın oluşmasını istemiyorum. Türkler’in ana dilleri Almanca olmalıdır” diyor ve ilave ediyordu: Ülkede azınlıklara resmî azınlık statüsü verilmesine karşıyız!
(Necdet Sevinç 02.03.2006 Tercüman )
Ayrıca AB Türkiye’de azınlık olarak kabul ettikleri Lazlar, Çerkezler, Araplarda bu tür taleplerde bulunabilecek ve ülke hiç yoktan bölünme sürecine girecek.
Necdet Sevinç’ten aktardığım 3 örnek ile bizi daha fazla demokratikleştirmek isteyenlerin ne kadar demokrat olduklarını görüyoruz.
Ancak Türkiye’deki yönetici tabaka özellikle son 3 yıllık süreç içerisinde ‘’Emrin Olur AB’em ‘’ mantığı ile hareket edip Türkiye’nin ve Türk insanının geleceğini AB ye ve ABD ye hipotek etmişlerdir.
Demokrasiyi ve demokratikleşmeyi AB’ye sözüm ona üyelikte bulacaklarına inananlara Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu sözlerini hatırlatırım:
“Artık durumu düzeltmek için Avrupa’dan öğüt almak, bütün işleri Avrupa’nın emellerine göre yürütmek, bütün dersleri Avrupa’dan almak gibi bir takım düşünceler belirdi. Oysa hangi bağımsızlık vardır ki, yabancıların öğütleri ile, yabancıların planları ile yükselebilsin? Tarih böyle bir şey kaydetmemiştir. Türkiye hiçbir milleti taklit etmeyecektir. Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne batılaşacaktır! O sadece özleşecektir…” M. Kemal ATATÜRK
Selam ve Dua ile…
Halil Bircan
3 Mart 2006
Benzer yazılar
- Galibiyet – Mağlubiyet Psikolojisi
- Allah’ın Arslan’ları, Bedr’in Arslanları ve Bozkurt
- Şu cezayı düşürelim be abi !
- Hakkı Gasp Edilen Kumandan – Enver Paşa
- Yıllara göre Asgari Ücret – Altın karşılaştırması
mustafa kemalmı o sozlerı soylemıs o zaman cumhurıyet kanunları kımden alınmıs guldurmeyın adamı
09 Tem 2011 - 08:16Mustafa Koca , Atatürk 6 Mart 1922 tarihli TBMM konuşmasında bu sözü söylemiştir.
10 Tem 2011 - 18:01