Ergenekon, Darbe iddiaları ve Uluslar arası Oyunları

Geçtiğimiz hafta sonu Banu Avar’ın ‘Hangi Dünya Düzeni’ adıyla sunduğu kısa bir konferansını dinleme imkanım oldu.

Banu Avar, içi dolu olarak geldiği salonda, Türkiye’nin genel perspektifini değerlendirdi ve ciddi açıklamalarla bizleri daha derin düşünmeye sevketti.

2. Dünya savaşından itibaren Türkiye’de görev almış tüm hükümetlerin ABD güdümlü olduğunu  ve ABD politikalarının taşeronluğunu yaptığını belirten Avar, buna NATO üyeliğinin zemin hazırladığını belirtti.

            Ergenekon adı verilen operasyonlarında kaynağının ABD olduğunu belirten Banu Avar, peşin sıra ortaya çıkan ‘ Ayışığı, Yakamoz, Sarıkız, Balyoz vs.’ gibi sözde darbe planlarının ardında ABD’nin Türk ordusu içindeki NATO karşıtı paşaları pasifize edip devre dışı bırakmak olduğu söyledi.

Bu konferans ile bir çoğumuzun dikkatten kaçırdığı ve  genel olarak ‘Akp hükümetinin kendisine muhalif olan herkesi yargılamak’ ve ‘Türk ordusunu yıpratmak ‘ amacıyla yaptığını düşündüğü bu operasyonlar’ın  kaynağının ve amacının çok daha derinlerde olduğu bir kez daha idrak ettim.

Banu Avar, NATO karşıtı oldukları için pasifize edilmeye çalışılan ve  çeşitli darbe iddiaları ile tutuklanan komutanların Avrasya’cı olduklarını dile getirince ‘Avrasyacılık’ ideolojisinin Rus fikir babası olan Aleksandr Dugin aklıma geldi.
            Türkiye’de özellikle İşçi Partisi ile sıcak temaslar içinde bulunan Aleksandr Dugin ismini birkaç yıl önce (henüz Ergenekon denen oyun sahnelenmemişti) bir sohbet ortamında bir öğretmenin ağzından duymuştum. Öğretmenimizin dikkat edilmesi gereken bir tehlike olarak ismini zikrettiği Dugin’i o zamanlar tanımıyordum ve önemsememiştim de.

Sonraki dönemde uzun bir süre görev icabı, suyun bile olmadığı yerlerde bulununca  Dugin’de unutulmuştu tarafımdan.

Geçtiğimiz aylarda Ergenekon’un Rusya bağlantısı rastladığım haberde Aleksandr Dugin’in ismini duyunca, öğretmenimizin ‘dikkat edilmesi gereken tehlike’ sözünü tekrar hatırladım.

Böylece Türkiye’de sahnelenen Ergenekon oyununun çift taraflı bir oyun olduğu inancı zihnimde ivme kazandı.

Dalga dalga gerçekleşen Ergenekon operasyonları ile Türkiye üzerinde ABD – Rusya hegomanya savaşları yaşanmaktadır.

Bu operasyonlarda AKP hükümetinin siyasi hınç politikası güttüğü aşikar olsa da ‘ideolojik açıdan’ ABD – Rusya çatışmasında ABD’nin ciddi bir hakimiyeti olduğu görülmektedir.

Peki bu çatışmada bizi bekleyen en büyük tehlike nedir?

Bu soruma hiç düşünmeden bunlardan birisine ‘taraf’ olmak diyebilirim. ABD – Rusya oyununda kim kazanırsa kazansın kaybeden her halükarda Türkiye olacağı için 2 taraftan birisini seçmek çok büyük yanlış olacaktır.

Milletimiz Ergenekon ve sözde darbe planları ile taraf seçmeye itilmiştir. Az önce de belirttiğim gibi  Akp hükümetinin siyasi hınç alma politikası güttüğü bu oyuna tepki gösterenler birden bire (kısmen ben de dahil) ergenekoncuların tarafı  olduk.

Bunda Akp hükümetinin baskı ve yıldırma politikalarının  haricinde Akp muhalifliği de önemli bir faktördü. Kısacası biz daha derinlere inmeden yüzeysel bakarak hemen tarafımızı seçmiştik.

Artık oyunun iki taraflı oynandığı ve tarafların ABD ve deşifre edilmiş Rusya olduğu bellidir. Bu gün yaşananları kazanmak ve kaybetmek olarak yorumlamak ahmaklıktır. Yaşasın, Türkiye topraklarında oynanan oyunu  ABD kazandı sevinci ile tüh Rusya kaybetti hüznü aynı değerdedir ve her halükarda Türkiye kaybetmiştir.

ABD güdümlü FGH destekli ve Akp figüranlı bu  oyunda tarafımız, aşikar olan ABD olamazdı. Ancak geç deşifre edilen Rusya? Tabi ki hayır.
            Yani biz gümdemdeki adıyla Ergenekon soruşturmalarına ne ‘Evet’, ne ‘Hayır’ diyemeyiz. (Burada siyasi hınç politikasıyla kendisinden intikam alınan ve Ergenekon kapsamına dahil edilen isimler tenzih edilmektedir)

            Biz topraklarımız üzerinde oynanan ve başta siyasi olmak üzere, dini, ekonomik ve basın çevreleri tarafından da taşeronluğu yapılan bu oyunlara karşı Türkiye üzerinde birleşebilmeliyiz.

Halil Bircan
02.03.2010

Beğendim (1) Beğenmedim (0)
Bu yazı 07 Eylül 2010 tarihinde Halil Bircan tarafından eklenmiştir. . Henüz yorum yapılmamıştır;

Benzer yazılar

Paylaş

Yazar : Halil Bircan

Yorum Yapın